TT Ads

Belirteceğimiz iki soruyla bu sorunuza cevap bulabilirsiniz.

Kişilik bozukluğu, bugünlerde günlük hayatta sık duyduğumuz terimlerden biri.  Çoğu insan kendinde bu bozukluğun olup olmadığını merak etmiştir, bazılarına -doğruluğu kesin olmamakla birlikte– kişilik bozukluğu teşhisi konmuş da olabilir.

Bu terimi, uzmanlar “kişiyi mesleki, sosyal veya hayatın diğer önemli alanlarında kendi değerinden uzaklaştıran; kişinin kendi içsel deneyim ya da davranışlarının kalıcı yansıması” olarak tanımlıyor. Tabi ki dahası da var, ancak “kalıcı yansıma” tabiri, kişinin bu sorununa karşı savaşmadıkça hayatı boyunca bu bozukluğa sahip olacağını anlatıyor.

Kendini Dışa Vurmada Eksiklik

Kişilik bozukluğuna sahip insanlar, davranışlarını değiştirme gerekliliğini görmezler. Sıkılmış hissetmelerinin sebebi budur. Sanki bütün her kötü  olay onların başına gelmek üzere programlıdır, kendilerini kırılgan, savunmasız bir şamar oğlanı olarak görürler. Genelde geçimsiz insanlardır, sürekli birilerini suçlarlar(eşleri, ebeveynleri, patronları gibi).

Kendini tanımada güçlük çeken bu insanlar, sürekli başkalarını suçladığı için hiç değişmezler. Bu yüzden de sıkıntıları hiç bitmez, aksine artarak devam eder. Kendilerine harcamaları gereken enerjiyi sürekli başkalarını suçlamaya harcarlar –ki genelde bu kişiler en yakınlarıdır- , kendilerine faydalı eleştiriler yapılsa bile o eleştiriye karşı hemen savunma mekanizmalarını çalıştırırlar. Sürekli ilişkilerini, işlerini değiştirebilirler, hatta belki de hiç çalışamayabilirler. Çünkü bu bozukluk kişiyi kendi içinden tüketir. Genelde az arkadaşları olur, ama sebebini anlayamazlar. Kişilik bozukluğunun ana özelliğidir, bu kişiler asla kendilerini değiştirmeye çalışmazlar.

Şimdi paylaşacağımız iki soruyla sizde kişilik bozukluğu var mı yok mu test edebilirsiniz:

Kişilik bozukluğuna sahip insanlar, davranışlarını değiştirme gerekliliğini görmezler. Sıkılmış hissetmelerinin sebebi budur. Sanki bütün her kötü  olay onların başına gelmek üzere programlıdır, kendilerini kırılgan, savunmasız bir şamar oğlanı olarak görürler. Genelde geçimsiz insanlardır, sürekli birilerini suçlarlar(eşleri, ebeveynleri, patronları gibi).

Kendini tanımada güçlük çeken bu insanlar, sürekli başkalarını suçladığı için hiç değişmezler. Bu yüzden de sıkıntıları hiç bitmez, aksine artarak devam eder. Kendilerine harcamaları gereken enerjiyi sürekli başkalarını suçlamaya harcarlar –ki genelde bu kişiler en yakınlarıdır- , kendilerine faydalı eleştiriler yapılsa bile o eleştiriye karşı hemen savunma mekanizmalarını çalıştırırlar. Sürekli ilişkilerini, işlerini değiştirebilirler, hatta belki de hiç çalışamayabilirler. Çünkü bu bozukluk kişiyi kendi içinden tüketir. Genelde az arkadaşları olur, ama sebebini anlayamazlar. Kişilik bozukluğunun ana özelliğidir, bu kişiler asla kendilerini değiştirmeye çalışmazlar.

Soru 1: Ben bu sorunun neresindeyim?

Eğer bu soruyu samimi bir şekilde kendinize sorabiliyorsanız, bu iyiye işaret. Bu demektir ki siz, biriyle olan tartışmada hatalarınızı fark etmeye veya sizi başarıdan alıkoyan özelliklerinize dışarıdan bir gözle bakmaya müsaitsiniz. Kişilik bozukluğu olan insanlar asla kendilerinde bir sorun bulmazlar, kendilerinde sorun aramayı reddederler.

Bu, tabi ki sorunun başlı başına sizden kaynaklandığı anlamına gelmiyor; sadece sorunda payınız olduğunu kabullenmiş oluyorsunuz. Örneğin kaba bir insanla ilişiğinizi kestiğinizde fark edeceksiniz, sorunun kaynağı o kişidir. Yine de o kişiyle yakınlık kurmanın sizin seçiminiz olduğunu fark edebilirsiniz. Böylece o kişide sizi nelerin etkilediğini kafanızda tartabilir, ileriki yaşantınızda kendinize daha iyi partnerler bulmanın yollarını bulabilirsiniz.

Başka bir durumda, bir arkadaşınıza borç para vermiş olabilirsiniz, arkadaşınız da parayı cepleyip ortadan kaybolmuş olabilir. Acaba o kişiyle ilgili gözünüzden kaçan bazı durumlar var mıydı? Borç vermeden önce bir düşünse miydiniz? Belki de en başından beri parayı vermemeniz gerekiyordu. Elbette ki bu o kişinin suçu, ama siz de ona güvenerek hata yapmış olabilirsiniz.

İş hayatında da herhangi bir problem yaşamanız durumunda, bu soruyu kendinize sorarak kariyer basamaklarını emin adımlarla yürüyebilirsiniz

Ben bu sorunun neresindeyim?

Eğer bu soruyu samimi bir şekilde kendinize sorabiliyorsanız, bu iyiye işaret. Bu demektir ki siz, biriyle olan tartışmada hatalarınızı fark etmeye veya sizi başarıdan alıkoyan özelliklerinize dışarıdan bir gözle bakmaya müsaitsiniz. Kişilik bozukluğu olan insanlar asla kendilerinde bir sorun bulmazlar, kendilerinde sorun aramayı reddederler.

Bu, tabi ki sorunun başlı başına sizden kaynaklandığı anlamına gelmiyor; sadece sorunda payınız olduğunu kabullenmiş oluyorsunuz. Örneğin kaba bir insanla ilişiğinizi kestiğinizde fark edeceksiniz, sorunun kaynağı o kişidir. Yine de o kişiyle yakınlık kurmanın sizin seçiminiz olduğunu fark edebilirsiniz. Böylece o kişide sizi nelerin etkilediğini kafanızda tartabilir, ileriki yaşantınızda kendinize daha iyi partnerler bulmanın yollarını bulabilirsiniz.

Başka bir durumda, bir arkadaşınıza borç para vermiş olabilirsiniz, arkadaşınız da parayı cepleyip ortadan kaybolmuş olabilir. Acaba o kişiyle ilgili gözünüzden kaçan bazı durumlar var mıydı? Borç vermeden önce bir düşünse miydiniz? Belki de en başından beri parayı vermemeniz gerekiyordu. Elbette ki bu o kişinin suçu, ama siz de ona güvenerek hata yapmış olabilirsiniz.

Soru 2: Bir dahaki sefer için neyimi değiştirebilirim?

İlk soruya cevap bulduysanız, sıra ikinci soruda. Sorunda çok küçük de olsa bir parmağınız olduğunu fark ederseniz, bir dahaki sefere neyi yapmamanız gerektiğini de fark etmiş olursunuz. Sorununuzu düzeltmenin anahtarı, genelde davranışınızı değiştirmenin altında gizlidir.

Kişilik bozukluğu olan insanların çok çok nadir yapacağı şeylerdir bunlar. Hep kötümserdirler, enerjilerini hep bahtsız bedevi olduklarını düşünmeye harcarlar; asla bir değişim çabası içerisinde değildirler. Hatalarını örtbas etmek için pasif agresif tutumda bulunabilirler, öfke krizine girebilirler. Hep başkalarının hatasıdır, sahip oldukları “kalıcı yansıma” hiç değişmez.

Bazı insanlar kişilik bozukluğu özelliği göstermelerine rağmen kendilerine dışarıdan bakabilme kabiliyetine ve özverisine sahiptirler. Bu iki soruyu kendilerine sorarak çözüm bulabilirler.

Sonuç

Eğer kendinize yukarıdaki iki soruyu sorup kendinizdeki hatalı yönleri değiştirmeye çalışıyorsanız sizde kişilik bozukluğu yok gibi görünüyor. Eğer hala sizde kişilik bozukluğu olduğunu düşünüyorsanız, bu soruları kendinize sorarken bir de uzman aramaya başlasanız iyi olur. Uygun ve yeterli terapiyle birlikte bu tanıdan uzaklaşarak daha mutlu ve güzel bir hayat sürebilirsiniz.

TT Ads

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir